Muhterem Ülküdaşlarım.
Müslüman devlet ve Milletlerin hayatlarını huzur içinde devam ettirebilmeleri
için yüzlerini tevhidin ilahi nuru ile aydınlatmaları, kalplerini Hz.
Rasullulah’ın muhabbeti ile doldurmaları, idraklerini Hz. Kuran’ın hayat iksiri
ile canlandırmaları ve sonra nasıl bir ümmet olduklarını, nasıl bir millet
haline geldiklerini çok iyi bilmeleri lazımdır. Bu yaşamanın, ayakta durmanın
baş temel şartıdır.
Çünkü: Aslını, esasını, Aziz vatanın nasıl kurulduğunu,
damarındaki asil kanı ve kalbindeki iman cevherini bilmeyen bir milletin
geleceginden asla emin olunmaz.
Şu halde Ülküdaşım, sen kimsin? Aslın, esasın, damarlarındaki kanın
kalbindeki cevherin ne? Yaratılış gayen ne? Hiç düşünüyormusun.?
Sen Allah’hu Azimü-şanın ‘’Muhakkak biz insanı en güzel
bir şekilde yarattık.’’ Hitabına muhatap olan ve bu ilahi hitabın
hakkını veren sevgili bir kulusun.
Sen, Kuran diliyle ‘’Siz insanlar içinde (seçilip) çıkarılmış en hayırlı
Ümmetsiniz. İyiliği emredip, kötülükten vaz gecirmeye çalışırsınız. (çünkü)
Allah’a inanıyorsunuz.‘’ Fermanın sahibisin.
Sen Allah yolunda çihada çıkan ve karşısında Atlas okyanusunu görünce devesini
dizlerine kadar denize sürerek kılıcını çekip:
‘’Ya Rabbi şahid ol, önüme uçsuz bucaksız derya çıkmasaydı senin şanını daha
ileriye götürürdüm,’’ diye feryad eden, göz yaşı döken kahramanların
neslisin. Sen otuz- kırk sene yatsı abdesti ile sabah namazını kılan İmam-ı
Azamların, Malazgirt ovalarında Allah Allah sedaları ile at koşturan ve
Anadolunun kapılarını Müslüman Türk’e açan Alp Arslanların torunusun.
Sen 12 Eylül’ün acımasız mahkemelerinde 4. kez idamla
yargılanırken “benim için sizin verceğiniz kararlar hiç önemli değil beni
yeterki Cenab'ı Allah yeter ki yüce milletim cezalandırmasın” diye kükreyen iman
ve cesaret abidesi Başbuğ Alparslan Türkeş’in askerisin.
Sen Türk’ün gurur ve şurunu islamın yüksek ahlak ve
faziletini yaşayıp yaşatmaya and içen Başbuğ Alparslan Türkeş’in evladısın. Sen
yaşam ve dünyaya geliş gayesini unutanlardan bananecilerden olmazsın. Sen davanı
okuyup yaşamadan aylak aylak başı boş gayesiz - gayesiz gezip dolaşamazsın .
Sen bir bayraksın, bayrağı lekeleyip yerlere düşüremezsin.
Unutma ülküdaşım.
Sen misafir kaldığı evde gece sabahlara kadar ayakta duran
ve: ‘’Biz Kuran’ın bulunduğu odada ayaklarımızı uzatıp yatmaktan haya ederiz,’’
diyen Osman gazilerin torunusun.
Sen, Rasullullah (s.a.v.)’in müjdesine nail olup küfrün doğu kalesi
İstanbul’u feth ederek Müslüman Türk’e teslim eden ve bu zaferle yeni bir çağ
açan Fatihlerin, dünyayı müslümandan başkasına dar gören Yavuzların, Karaların
Hakanı, denizlerin Sultanı, Kanunilerin neslisin.
Sen İstanbul’da okumaya başladığı Ezanı Muhammediyi, Çaldıran ovalarında
bitiren, Tunada aldığı abdestin, namazını Afrika çöllerinde kılan, Hazer
kıyılarında getirdiği tekbir seslerinin yankılarını, Viyana kapılarında duyan
kahramanların evladısın.
Can Ülküdaşım , Aziz Gönüldaşım
İşte sen busun, cevherin bu, aslın esasın bu. Onun için uyuşuk uyuşuk
oturamazsın. Sen tembel tembel yatamazsın. Sen ilgisiz kalamazsın. Sen
doğruluktan, dürüstlükten ayrılamazsın. Sen kahvehanelerde, meyhanelerde,
diskoteklerde, stadyumlarda boş boş vakit öldüremezsin.
Sen Allah’a, Peygamber’e, Kuran’a, Ezana, Bayrağa ve Aziz vatana şanlı
ordumuza dil uzatamazsın. Sen abdestsiz, namazsız yaşayamazsın. Sen din
düşmanlarına, Bayrak düşmanlarına Millet düşmanlarına şu mukaddes Türk yurduna
hainlik eden soysuz sopsuzlara söz hakkı veremezsin.
Sen evlat yetiştiriken sadece dünyalık düşünüp, evladını, Dinini, Ecdadını, Aziz
vatanın ekmeğini yediği bu kutsal topraklar için niçe kahramanların kanlarını
canlarını verdiklerini inkar edecek şekilde yetiştiremezsin .
Can Ülküdaşım Aziz Gönüldaşım bak senin ve benim hakkında, bizim hakkımızda
Allah Rasulü önderimiz ne buyuruyor: ‘’
Siz öyle bir ümmetsinizki, kime hayırla şahadet
ederseniz ona Cennet muhakkaktır. Kimede kötü şahadette bulunursanız ona
Cehennem zaruridir. Çünkü siz yer yüzünde Allah’ın şahitlerisiniz.
Siz yer yüzünde Allah’ın şahitlerisiniz. Siz yer yüzünde Allah’ın
şahitlerisiniz.’’ Mademki iki cihan perveri üçkez böyle buyuruyor.
O halde Ülküdaşım Türk yurdu kuşatılmışdurumda Aziz vatan can Türkiye tehlikede
siyasi parti olarak elimiz zayıflamış durumda fakat Cennet mekan Başbuğ
Alparslan Türkeş’in askerleri olarak gönül gönüle, yürek yüreğe, el ele verip
tekrar eski günlerdeki gibi ayrılıkta azap birlikte rahmet vardır Hş‘e uyarak
yuvamızda buluşmak zorundayız.
Can Ülküdaşlarım hareketin ve Türk dünyasının banisi merhum Başbuğ’umuz
Alparslan Türkeş’in hemen göçünden sonra 1997’de hayata geçen ‘’ALPARSLAN TÜRKEŞ
VAKFI’NI CANLANDIRMAK’’ senin de asil vazifen olmalıdır.
Son yıllarda ülkücüler olarak aramızda görüşümüzde güzellikler, zenginlikler
adına ayrılıklar olabilir. Bu bize dağılmayı bölünüp parcalanmayı Başbuğ’umuzdan
öğrendiklerimizin tam tersini yapmayı gerektirmez.
O halde Ülküdaşım herzaman olduğu gibi ilk hedef Allah’ın rızası olmak üzere.
Maddi ve manevi olarak geleceğimize Aziz vatanımızın birliğine, bütünlüğüne ve
ilel ebet yaşaması için pırıl pırıl nesiler yetiştirmek adına kısacası ahdevefa
adına "ALPARSLAN TÜRKEŞ VAKFI’NI"
kaldığı yerden alıp tekrar canlandırmaya varmısın....?
Unutma bir Müslüman Türk Ülkücüsü olarak bu senin asil vazifendir. Nedemiş Şeyh
Edebalı ; ’’ Eey Oğul Milleti yaşatki devlet yaşasın.’’ O halde Ülküdaşım
arsızlara, nursuzlara ve vatan hainlerine inat sen yaşa ve yaşatki Başbuğ
Alparslan Türkeş gönüllerde yaşasın.
Vakfın kuruluş amacı tüzüğü ve gereken açıklamanın yapıldığına inanıyoruz.
Olurya bu açıklama bana yetersiz deyip dahada bilgi edinmek ve öğrenmek
istedikleriniz olursa dilimizin döndüğünce aydınlatmak adına tam kaynağından
öğrenip bilgileri paylaşmaktan BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ’in milyonlarca
evladından birisi olarak onur duyarız.
Başbuğ Alparslan Türkeş ismini gönüllerde yaşayıp yaşatmanın ve nesillere
aktarma adına İlim İrfan yuvalarında ALPARSLAN TÜRKEŞ ismini ve fikrini yaşayıp
yaşatmak bir Türkeş’çi olarak senin vazgeçilmez Ülkün olmalıdır.
Cenabı Allah bizleri sadece öğrendikleri ile kalmayıp, öğrendiklerini,
gayesini , davasını yaşayıp yaşatanlardan eylesin cümleten Allah’a emanetsiniz.
Uyumayan birisi...Bekir Akoğul
|